AKEL

Posted Şubat 8, 2008 by
Categories: Kıbrıs

Kıbrıs’ta başkanlık seçiminde AKEL genel sekreteri Dimitris Christofias da yarışacak. Seçim öncesi, Kıbrıs sorunu çözümü konusunda bir girişim önerisinde bulunuyor:

HRİSTOFYAS’IN KIBRIS SORUNUNA İLİŞKİN 10+1 ÖNERİSİ

Somut içerik olarak yeni bir şey söylediğini iddia etmek zor. Limanlar ve AB üzerinden Türk tarafının daha fazla zorlanacağı söyleniyor. Kıbrıs Türkleri ile daha yakın ilişki kurma gerekliliği gibi sözler ise özellikle 2004′teki referandum sırasında vurgulanması ve gerçekleştirilmesi gereken şeyler idi.

AKEL

Amerikan Troçkistler -III

Posted Şubat 8, 2008 by
Categories: ABD, Troçkist, seçim

International Socialist Organization (ISO) 2000 ve 2004′te Nader’i desteklemişti. Bu kez de Nader’i destekleyecekleri belli oluyor. Ancak bu kez, iki parti dışındaki bağımsız adaylarının işinin daha da zor olacağını belirtiyorlar. (Bu ay, ISO’nun teorik dergisinde, ABD-Türkiye-Kürdistan üzerine kısa bir yazı bulunmakta).

Socialist Alternative ise yine Ralph Nader‘i destekleyecek gibi. Ted Grant çizgisindeki Workers’ International League (WIL) Demokratlardan herhangi bir adayın asla desteklenemeyeceğini ve bunun geri bir konum olacağını, aslolanın işçi sınıfı tabanlı bir parti oluşturmak olduğunu savunuyor. Bu, diğer Grant çizgisindeki gruplardan değişik bir strateji gibi; çünkü bu çizgi genelde ülkedeki en büyük işçi sınıfı partisi içine girme/sızma (entryist) stratejileri ile biliniyor (İngiltere’de İşçi Partisi’nde bunu 1970′ler sonu ve 1980′ler başında kısmen başarabilmiş Militan grubu gibi, Pakistan’da Butto’nun partisinde olduğu gibi). “Yeniden İnşa Partisi” fikrine ve de McKinney’e daha yakınlar.

1960′larda SWP’den kopmuş olan Spartakistler, daha çok sol-içi polemikçi ve sekter tavırları ile meşhur. Demokratlardan veya Yeşillerden bir adayın desteklenmesi fikrine şiddetle karşılar.

Son olarak, Socialist Equality Party (SEP) seçimlerde genelde kendi adaylarını çıkarmaya çalışıyor.

Devrimci feminizm

Posted Şubat 5, 2008 by
Categories: ABD, Troçkist, seçim

1966 yılında SWP’den ayrılan Freedom Socialist Party, sosyalist bir programa sahip ‘radikal feminist’ bir parti olarak dikkati çekiyor. Bu durumda, özellikle Hillary Clinton için değerlendirmeleri ilgi çekebilir:

“Hillary Clinton, kocası Bill gibi, Demokrat Parti’nin daha da sağa kayışına önderlik eden Democratic Leadership Council (DLC) düşünce kuruluşunun ağır toplarından birisi. Bu kuruluşun gündemi, tıpkı Hillary’nin ki gibi, büyük işletmeler yanlısı olmak, savaş yanlısı olmak. Wall Street’in gözbebeği olan Hillary büyük bankerlerin katkılarından cömertçe yararlanıyor. Hillary ayrıca özel sağlık ve ilaç şirketlerinin de favorisi, ki bu sağlık güvencesi olmayan milyonlar için hiç de iyi bir işaret sayılamaz. Clinton, Amerikan imparatorluğunun ve onun neoliberal ‘özgür ticaret’ politikalarının sadık savunucusu. Irak savaşı konusunda pozitif olarak kımıldamaya meyilli. Patriot yasasını ve ölüm cezasını destekliyor.

Bildik erkek kodamanlar klübünün onur üyesi olması gerçeğine rağmen, adaylık yarışında kendi ayakları üzerinde durabilen varlığı feminizm için bir kilometre taşıdır. Bundan dolayı adaylığı; kadının yerinin evi, kendi ’siyah gömlek’lerinin ütülenmesini olduğuna inanan her seksist Neandertal’in hedef tahtası oldu. Bu noktada, Clinton, feministlerin savunusunu hak etmektedir -oylarını değil!”

Obama konusunda da, ırk ayrımcılığına karşı olumlu görülmekle beraber, kendisini sermaye ve savaş yanlısı konumları dolayısıyla eleştirilmekte.

Amerikan Troçkistler -II

Posted Şubat 5, 2008 by
Categories: ABD, Troçkist, seçim

Tags:

Socialist Action grubundan 1991-2′de ayrılan Socialist Organizer, enternasyonal olarak Pierre Lambert’in başını çektiği 4. Enternasyonal (ICR -Uluslararası Bağlantı Komitesi) seksiyonu. Seçimlerde, siyah hareketin destekleyeceği ve McKinney’in de savunduğu bir “yeniden inşa partisi” fikrini destekliyorlar. Yeşilleri değil ama oluşturulacak böyle bir partiyi destekleyeceklerini söylüyorlar. Lambertist harekette gözlemlenebileceği üzere işçici bir yaklaşımları mevcut.

ICR‘nin Türkiye’deki ayağı yeni kurulan İşçi Kardeşliği Partisi. Asıl önemli olan ise, enternasyonal grubun önderi sayılan ve Troçkist hareketin en önemli isimlerinden 87 yaşındaki Pierre Lambert‘in 16 Ocak’ta vefat etmesi.

lambert

Lambert (ya da gerçek adıyla Pierre Boussel) 1920′de Paris’te dünyaya geldi. 14 yaşında komünist harekete katıldı. Savaş sonrasında Troçkist harekette öne çıktı. Şimdiki İşçi Partisi’nin (Parti des Travailleurs) liderliğini yaptı -aslında parti önceli olarak Organisation Communiste Internationaliste. 1960′larda bu partinin göreli olarak hatırı sayılır bir gücü vardı. Sosyalist Parti’ye sızma girişimleri vardı. Hatta, Lionel Jospin bu partinin üyesi olarak Sosyalist Parti’de basamakları hızla tırmanmıştı.

Lambert, 1988 başkanlık seçimlerinde 116 bin oy (% 0.4) almış. Şimdi dahi, üçüncü büyük konfederasyon olan Force Ouvrière içinde etkili oldukları anlaşılıyor. Şu linkte, rakip bir diğer Troçkist grubun kendisi için yazdığı -biraz saldırgan- yazı bulunmakta.

Amerikan Troçkistler -I

Posted Şubat 5, 2008 by
Categories: ABD, Troçkist, seçim

Uzun ve ‘çalkantılı’ bir geçmişi olan ve şimdi kendisini yalnızca ‘Troçkist’ olarak tanımlamayan Socialist Workers Party‘nin (SWP) 2008 başkanlık adayı (2004′te olduğu gibi) Roger Calero. Calero, Green Card sahibi Nikaragualı bir göçmen.

SWP’den daha önce ayrılanlar ile diğer bazı grupların 1986′da kurduğu Solidarity (Dayanışma), 2000 ve 2004′te Yeşilleri desteklemiş. Bu kez de, özellikle siyahi kadın aday Cynthia McKinney’in Yeşillerin adaylığını kazanması durumunda, Yeşillere daha yakın görünüyor. Linkteki yazıda hazırlanmış video, ana akım adaylarının ‘değişim’ üzerine kurdukları söylemin sahteliğini göstermesi açısından oldukça eğlenceli.

Socialist Action, SWP’nin kesintisiz devrim tezini reddetmesi ile partiden ayrılmış olan bir grup. Kucinich gibi marjinal Demokrat adayların ya da Nader gibi Yeşillerin desteklenmesine, bunun bu partilere (en azından belli bir sol kesimde) yeniden meşruiyet kazandıracağı nedeniyle karşılar. Yine bu gruptan kopan Socialist Workers Organization (SWO) da Demokrat adaylar arasında esasen hiçbir fark görmüyor.

Amerika ile devam…

Posted Şubat 1, 2008 by
Categories: ABD, Maoist, Troçkist, seçim

Maocu ve/veya Çin yanlısı partilerin seçim sürecindeki politikalarına devam ediyoruz. Bu kez, tam Maoist sayılamayacak, dünyada kendine münhasır konumlanmalar yapmış olan bir örgüt söz konusu: Workers World Party (WWP). Parti, 1959 yılında Troçkist SWP’den kopanlar tarafından kurulmuş. Kurucuları (Sam Marcy), bütün Stalin eleştirilerine rağmen savaş sonrası dönemdeki ‘devrim’leri meşru görerek destekliyor, ayrıca Sovyetleri de halen sosyalist olarak tanımlıyordu. Bunun yanında, Sovyetlerin Doğu Avrupa’ya müdahalelerine karşı çıkan Troçkistlere tam zıt olarak bunları savunmuştu. Genel olarak, uluslararası arenada sosyalist devlet ve partilerin aralarındaki anlaşmazlıkları bir kenara koyarak ortak hareket etmesine yönelik bir tavrı destekliyorlardı.

Şimdiye dek seçimlerde kendi adaylarını çıkarıyorlardı. Bu seçimdeki konumları pek net değil.

WWP’den yeni ayrılan bir kanadın kurduğu başka bir parti var: Party for Socialism and Liberation (PSL). Sanırım 2004 yılında kuruldu. Bazı eyaletlerde WWP’nin tüm kadroları bu partiye geçmiş durumda. Ek olarak, savaş-karşıtı harekette de oldukça etkin olduğu belirtiliyor.

Asıl önemlisi ise PSL’nin kendi başkanlık adayını çıkarmış olması: Gloria La Riva

psl

Ermenistan

Posted Ocak 21, 2008 by
Categories: Kafkasya, seçim

Tags:

Ermenistan, 19 Şubat’ta Koçaryan’ın yerine yeni bir başkan seçecek. Aday süreci bitiminde ortaya 9 aday çıktı ve aralarında komünist aday bulunmuyor. Şimdiki başbakan Sargsyan ile eski başkan Ter-Petrosyan öne çıkıyor.

Ermenistan Komünist Partisi (Hayastani Komunistakan Kusaktsutyun) 1990′larda daha güçlü iken 2003′te %2.1 oy almış. Geçen yaz yapılan parlamento seçimlerinde de başarılı olamadılar. Parti lideri Ruben Tovmasyan, hiçbir seçimin adil yapılmadığını, bundan sonra da adil olmayacağını belirtiyor. Parti, ülkenin Rusya ve Belarus ile birlikteliğe gitmesinden yana. Partiden ayrılan ve 1998′de kurulan bir Progressive United Communist Party of Armenia da mevcut.

İkinci bir öbek ise Ermenistan Birleşik Komünist Partisi (Hayastani Miatsial Komunistakan Kusaktsutyun). Daha önce Komünist Parti’den atılan Yuri Manukyan önderliğindeki parti, 6 ayrı grubun 2003 yılında birleşmesiyle oluşmuş. Aynı yıl %0.53 oy almışlar. Şimdiki iktidara yakınlar ve iktidar adayı Sargsyan’ı destekliyorlar. Komünist Partisi’nin tersine daha liberal, AB’ci ve Dünya Ticaret Örgütü yanlısı gibi bir konum belli ediyor. İlginç olan ise, partinin birleşenlerinden biri olan Plekhanovcu Marksist Parti.

Ermenistan’da halen bazı yerellerde eski yılların anısı ve özlemi yaşıyor sanırım:

Bob Avakian

Posted Ocak 18, 2008 by
Categories: ABD, Maoist, seçim

Tags: ,

ABD’de Maoist gruplar içinde en etkin olanı Bob Avakian liderliğindeki Devrimci Komünist Parti (RCP). 1960′larda ortaya çıkan ‘yeni sol’ akımlarından bazılarının 1975′te partileşmesiyle kurulmuş. Partide, tam bir lider kültünün egemen olduğunu gözlemlemek zor olmasa gerek!… Avakian düşüncelerinin, Marksizm içinde yeni bir teorik atılım olduğu iddia ediliyor. Parti ayrıca, aralarında birçok sorun olsa da, Maocu grupların enternasyonal çatısı olan Devrimci Enternasyonal Hareket (RIM) içinde -en azından teorik düzeyde- oldukça etkin. ABD içinde de Bush ve savaş karşıtı hareket içinde vurucu diliyle öne çıkıyor. Seçim sürecinden herhangi bir değişim potansiyeli beklemeleri ve seçimlerde bir adayı ehven-i şer de olsa işaret etmeleri zaten beklenmiyor.

obama

FRSO

Posted Ocak 16, 2008 by
Categories: ABD, Maoist, seçim

Tags:

ABD’deki Maocu gruplardan biri Özgürlük Yolu Sosyalist Örgütü -FRSO. 1980′lerde değişik grupların bir araya gelmeleriyle kurulmuş. Daha sonra birleşme ve ayrışmalar yaşanmış. 1999′da, bir grubun Marksizm’in krizini sebep göstererek yapısal revizyona gitmeyi önermesi üzerine, örgüt ikiye bölünmüş.

FRSO (Stalin ve Mao’da ısrar eden kanat), 2007′de düzenlediği kongre sonrası, seçim döneminin ana sorununu Irak savaşı olarak koyuyor. Savaş karşıtı ve birliklerin derhal geri çekilmesi üzerine her konumu desteklemekte. Adayları değerlendirmede de temel noktaları bu. Kucinich’in savaş karşıtlığı teslim ediliyor ancak seçilmesi için şans tanınmıyor. Geçmişte Demokrat ve Yeşil adayları desteklemiş olan FRSO, seçim sürecini kendi tabanını ve savaş karşıtı kitlesel hareketi genişletmek adına değerlendirmeye çalışıyor.

Revizyonist görünen kanatın websitesinin ise fazla sıklıkla güncellenmediği görülüyor. Siteyi incelediğinizde, ‘teori ve pratikte yeni açılımlar yapmak gereklidir’ temelinden hareketle çeşitli tezler içeren broşürler göze çarpıyor.

her daim ehven-i şer?

Posted Ocak 13, 2008 by
Categories: ABD, seçim

Tags:

Amerika’da ön seçim süreci başladıktan sonra dünyanın gözü adaylar üzerine çevrildi. Her yerde bu konu tartışılıyor: iki parti dışında (aslında iki galip olacak adayın dışında) diğer adayların ve platformların seçilme şansının bulunmadığı bu kapitalizm merkezinde acaba hangi aday solcular tarafından desteklenebilir? İnternette birçok grupta bu tartışmalar sürüyor.

Korkut Boratav hoca da gelişmeleri izliyor anlaşılan:

Amerikalı solcular ve başkanlık seçimi

Cumhuriyetçileri taktiksel olarak desteklemek bile söz konusu olmayacağına göre asıl tartışma, Obama’nın siyah hareketi açısından neler getirebileceği ve Edwards’ın anti-korporatist söyleminin gerçeği ne kadar yansıttığı üzerinde sanırım. Tabii, bir de Yeşillerin durumu var. Hocanın belirttiği Kucinich ise zaten seçilemeyecek durumda.

Sorun daha doğrusu şöyle ortaya konulabilir: 1) her bir adayın son yarışa katılması veya başkan olması işçi sınıfı, sol hareket ve emperyal bir devlet üzerinden dünyanın geri kalanı için ne ifade eder? 2) bunun dışında, siyasal düzlemde ve gündelik siyaset yapışta, sol kendi adayını çıkarmadığı durumda taktiksel olarak kimi desteklemeli, nasıl bir propaganda yürütmelidir?

Örneğin, seçilemeyeceği garanti olan Kucinich’i desteklemek ne anlamda ‘taktiksel’ olabilir ki? Bu gibi sorular çeşitlendirilebilir.

Önünümüzdeki haftalarda, Amerika’daki sosyalist parti ve gruplar üzerinden bu tür sorulara bakmaya çalışacağım.

EK: şu resmi eklemek lazım buraya (via Truthdig) :))

lesserelvises