Lenin ne yer, ne içerdi?

Carter Elwood ["What Lenin Ate" Revolutionary Russia, 20(2):137-59, 2007] makalesinde bu ilginç soruyu araştırmış. Kaynakları ise, başta Krupskaya olmak üzere dönemin devrimcilerinin anıları.

En başta, Lenin’in aşçılıktan anlamadığını, çevresindeki kadınlara veya kurumlara (hapishane, okul gibi) bağımlı olduğu aşikar. Yemek seçmediğini ve bulabildiği ile yetindiğini söyleyebiliriz. En ufak bir çeviri hatasına öfkelenen Lenin’in, kendisi gibi iyi aşçı olmayan Krupskaya’nın yemekleri yakmasına pek sinirlenmemesi bunu gösteriyor … Sibirya ve Galiçya yıllarında, aile zaman zaman mutfakla ilgilenmesi için kızlar işe alıyor. Bir ara Krupskaya’nın annesi bu işi yükleniyor. Avrupa yıllarında ise evde yemek hazırlamak yerine, genelde, ailelerin ortaklaşa ve toplu kullandıkları mutfaklarda ve zaman zaman da dışarıda yemek yemeyi tercih ediyorlar. Lenin, parası olmasına rağmen, ucuz -öğrenci- mekanlarını ve diğer Bolşeviklerin gittiği yerleri seçiyor.
Devrim sırasında da, zaten zamanının büyük kısmını geçirdiği parti karargahındaki menüyü kullanıyor: ekmek, çorba ve çay! Lenin’e özel bir ayrıcalık yok.

Yemek tercihleri hakkında pek az şey biliyoruz: Yumurtayı sevdiği veya yetindiği söylenebilir, ya da çabuk hazırlanabilen yumurtalı, jambonlu sandviçler vb. İronik olarak en iyi beslendiği zaman Sibirya’daki sürgün zamanı. Menüdeki et oranı artıyor. Ayrıca kendisi ava çıkıyor; tavşan, balık avlıyor. Ailenin sebze yetiştirdiği bir bahçesi oluyor. Lenin’in bu yıllarda kilo bile alıyor…

Elwood, Lenin’in yemekleri, bir sosyal toplantı veya ’iş’ görüşmesi vesilesi olarak değil de tamamiyle fonksiyonel bir ihtiyaç olarak gördüğünü belirtiyor. Yemek, ya da daha doğrusu ‘iyi’ yemek, hiçbir zaman Lenin’in öncelikli meselesi değil. Bu çileci bir kendini sakınmaktan, bilinçli bir azla yetinme tavrından kaynaklanmıyor. Lenin de herkes gibi hayattaki zevklerden tatmak istiyor, ancak yemek konusu her zaman başta asgari bir ihtiyaç giderme anlamına sahip. Öncelikler farklı. Örneğin Avrupa yıllarında, Lenin’in Paris’teki tiyatrolar, Alman müziği ya da İsviçre kütüphaneleri hakkında düşüncelerini bilmemize rağmen Fransız sosları, Alman şinitzelleri, İsviçre peynirleri hakkında görüşlerini bilmiyoruz -İsviçre’de bir gezide mantar topladığı detayı dışında.

Son olarak, sonraki yıllarda fazla içki içmediği hatta buna karşı olduğu söylenen Lenin’in, çeşitli vesilelerle değişik içkiler içtiği anları da Elwood anılardan derlemiş. Ne olursa olsun, Lenin’in ana sıvı tüketimi çay olmuş hep. Sıkı bir çay tiryakisi var karşımızda…

Explore posts in the same categories: SSCB

Tags:

You can comment below, or link to this permanent URL from your own site.

Comment:

You must be logged in to post a comment.